counter
NEW YORK’TA TİCARİ DAVA AÇMA REHBERİ

New York Eyalet Mahkemelerinde Dava Açma

Tanıtım

Anlasmazlığın Dava Yoluna Gidilmeksizin Çözümlenmesi

Dava Açma / Açmama kararına etki eden sebepler

  1. Hukuki sorumluluk kaynağı
  2. Zararlar
  3. Özel veya tüzel kişi olan davalının mahkeme kararını ödeyebilecek güçte olması
    • Davalının iflasını bildirmesinin sonuçları
  4. Yazılı olması gereken anlaşmalar
  5. Avukat masrafları

Dava Yolu

  1. İddia safhası
  2. Delillerin toplanması aşaması
  3. Duruşma safhası
  4. Mahkemelere Talep Başvuruları
  5. Erken karar
  6. Temyiz

Davanın Karşılıklı Anlaşma ile Çözümlenmesi

Gıyapta Karar

Kararların İcrası



NEW YORK EYALET MAHKEMELERİNDE DAVA AÇMA

New York’taki dava usulüne yabancı olan müşterilerimiz için davaların nasıl açıldığına ve yürütüldüğüne dair tanıtım niteliğinde bu kısa açıklamayı yapmayı uygun buluyoruz. Bu kılavuz, okuyucularımıza New York’ta ticari dava açılmasına ilişkin devamlı olarak sorulan sorulara, cevap verebilmek amacıyla hazırlanmıştır.

Kılavuzumuz, New York’ta dava açmak veya açmamak konusunda bilgilendirici ve verimli kararlar almanızı amaçlamaktadır. Eğer esasa yönelik bir davaya sahip olduğunuzu biliyorsanız ve dava açmak konusunda bizimle iletişime geçmek isterseniz, lütfen internet sitemizdeki kontak formumuzdan bizimle iletişime geçin.

TANITIM

Özel mahkemeler dışında, New York’ta davacının davalıyı dava edebileceği üç (3) çeşit mahkeme mevcuttur.

1.New York Eyaleti Hukuk Mahkemesi
2.New York Eyaleti Yargıtay Mahkemesi
3.Federal Mahkeme

Bir tarafın New York’ta dava edilebilmesi için, davalının New York Mahkemelerinin görev alanına girip girmediğinin tayin edilmesinden başka, davalının New York ile yeterli bağlantısının bulunması gerekmektedir. Genel olarak, davalı bir New York şirketi ise veya ticari işlemlerini devamlı olarak New York’taki ofisinden yürütüyorsa, davalı New York mahkemelerinin yargı alanı içerisindedir. Federal mahkemede dava açılabilmesi için dava konusu meblağın $75,000.00 ABD Doları’nın üstünde olması ve bunun yanında bazı teknik sorunların yerine getirilmesi gerekmektedir (Tarafların tamamen başka eyalet veya ülkeden olması, federal soru v.s)

ANLAŞMAZLIĞIN DAVA YOLUNA GİDİLMEKSİZİN ÇÖZÜMLENMESİ

Dava açılması konusunda müşterimizin isteği öncelikle olmadıkça, uyuşmazlığı dava yoluna gitmeden de çözmeyi ilk seçenek olarak düşünebiliriz. Deneyimlerimize dayanarak, davalının dava baskısını hissetmesi istendiğinden uyuşmazlığın anlaşma yoluyla çözümlenmesi nadiren başarıya ulaşmıştır. Buna rağmen, bazen basit bir avukat dilekçesi partiler arasında anlaşmaya neden olup, davayı ortadan kaldırabilir.

DAVA AÇMAYA KARAR VERME

Deneyimlerimize dayanarak, aşağıda yazılı beş (5) hal dışında New York’ta dava açılmasının, dava masrafı ve diğer giderler göz önünde bulundurulduğunda ekonomik olarak iyi bir seçenek olmadığını belirtmek isteriz.

1.Muhtemel davacının, davalıdan olan talebinin hukuken gecerli bir nedene dayanması, yani hukuken geçerli bir talep olması. Buna avukatınızın karar vermesi gerekmektedir, genelde alıcı tarafından ödenmemiş ve iade edilmemiş mallar, satıcının alıcıya dava açmasına hukuken geçerli bir nedendir.

2.Zararların tazmini için alacağımız ücret -ticari davanız fix ücret artı dava kazanıldığı taktirde alınacak ücret şeklinde kararlaştırılmadıkça - en az $20,000.00;

3.Adınıza dava edeceğimiz özel veya tüzel kişininin lehinize çıkabilecek mahkeme kararını ödeyebilecek güçte olması gerekmektedir. Ne yazıkki, çok az sayıda davalı haczedilemez. Diğer bir deyişle, kararların icrası pahalı ve sonucu olmayan bir fare kedi oyununa dönebiliyor. Diğer davalıların mahkeme hükmünü yerine getirecek parası olmayabilir, bazı uç davalarda, davalılar kendisine vekil tutmak için para ödememeyi seçerek, kendilerine karşı devamsızlıktan gıyapta karar verilebilir. Devamsızlıktan Gıyapta Karar Verilmesi sayfa 11; ya da bazı davalılar davayı durdurmak için iflasını isteyebilir (Automatic Stay) sayfa 5.

4.Ayrıca, bir çok davada talebinizin davalı tarafından imzalanmış yazılı belgelerle kanıtlanması gerekmektedir.

5. Dava açmak pahalıdır. Bu yüzden de müvekkilimizin buna yatırım yapıp yapmaması gerektiğini iyi düşünmesi gerekir.

1. Hukuki sorumluluk kaynağı

Davalı hukuki olarak sorumlu bulunmadıkça, davacının ondan bir hak talep etmesi söz konusu değildir. Başka bir deyişle davalının kanundan, sözleşmeden veya başka bir nedenden doğan hukuki sorumluluğunu hukuka aykırı olarak yerine getirmemiş olması ve bunun sonucu olarak davacıyı zarara uğratmış olması gerekmektedir. Bazı davalarda sorumluluk açık olurken, bazılarında açık değildir.

Hukuki sorumluğunun uygun kanuna göre (New York kanunları ya da yabancı hukuk eğer partiler sözleşmeyle seçmişlerse, ya da uluslararası özel hukukla kararlaştırılan yabancı hukuk) gerçekleşip gerçekleşmediği hususunun muhtemel davacı veya davalı avukatı tarafından belirtilmesi gerekmektedir. Avukat geçerli hukuki bir sebep görmedikçe, dava açılması mümkün olmasına rağmen, belirtmek isteriz ki dava açılması anlamsız ve para israfı olacaktır.

Bu hususta, müvekkillerimizin bilmesi gerekmektedir ki bütün New York avukatları kanun gereğince dava açarken mahkemeye sundukları bütün dokümanları kişisel olarak imzalamak zorundadırlar. Avukatın imzası, avukatın gerçekleri ve kanunu araştırdığını tasdikler. Avukatın böyle bir beyanda bulunması için üç (3) koşul gerekmektedir.

1) Dava konusunun yasal bir nedene dayandığı ve kanuni delillerin olduğu,

2) Dava konusuna sebebiyet veren bütün maddi olayların dogru olduğu,

3) Mahkemeye sunulan bu dökümanların davayı sürdürmek, karşı tarafı taciz etmek veya kötü niyetli olmadığı.

Sayfa başı

2. Zararlar

Ticari davalarda, davalının hukuki sorumluluğunu ispat etmiş davacının iki türlü tazminat hakkı olabilir; ana zararlar ve dolaylı zararlar, ayrıca olağanüstü bazı durumlarda cezalandırıcı tazminata başvurulması mümkündür.

Zarar miktarının tam olarak tayini, ancak davacının davalının hukuki sorumluğunu ispat ettikten sonra girilebilir. Mahkeme zarar tesbit aşamasında, davalı sorumluluğuna ilişkin herhangi bir itiraz getirme hakkı yoktur. Sorumluluğunu red etme hakkına sahip olmamasına rağmen, davalı vereceği zarar tazmininin düşürülmesi için mahkemeye her türlü delil sunabilir.

Ana Zararlar:

Davalının davacıya karşı borcunu yerine getirmemesinden dolayı davacının ugradığı zararlardır.

Örnegin, değeri $100,000.00 ABD Doları olan malların satılması ve bu paranın ödenmemesi durumunda davacının ana zararı $100,000.00 olacaktır. Ayrıca davacı, eğer duruşmayı kazanırsa, davalının borcunu ödemediği tarihten itibaren ana para üzerinden faiz hakkına sahiptir. Taraflar sözleşmeyle aksine bir hüküm kararlaştırmadıkça, New York ticari kurallarına göre ticari faiz oranı %9 dur.

Ayrıca davacıların, bazı durumlarda zarar miktarını arttırıcı işlemlerden sakınmak ve hatta zararlarını azaltıcı işlemlerde bulunmak mükellefiyetinde olduklarını da hatırlatmak isteriz. Örneğin, New York kanunlarına göre, tüketilebilen malların satıcısı, alıcının almayı reddetmesi durumunda, bu malları tekrardan başka alıcıya satmaya ve zararını azaltacak tedbirlere başvurmak zorundadır. Davacının sadece sözleşme haklarına dayanarak zararını belirtmesi yeterli değildir.

Dolaylı Zararlar:

Davacının zararları doğrudan davalının sözleşmeyi ihlal etmesinden kaynaklanmamakla birlikte, bu ihlal yüzünden ya da sonucu olarak doğan zararlardır.

Örneğin, bir önceki $100.000.00 olan ödenmemiş mallarda, bu sebepten, davacının satıcılarına ödeme yapamadığını ve onların da davacıya kredi vermeyi durduklarını varsayalım. Davacının ticari kaybından bu durumlarda davalı sorumlu olabilir.

Kar Kaybı Zararları:

Dolaylı zararların bir alt kümesini temsil eder. New York kanunları ancak davacının asağıdaki durumları ispat etmesi halinde bu zararların tazminine izin verir;

-Davalının sözleşmeye uymaması yüzünden bu zararın meydana geldiği;
-Taraflar sözleşmeyi yaptıkları zaman bu tür kar kaybı zararlarının tarafların bilgisi dahilinde olduğu;
-Davacının ugradığı zararların makul olarak ispatlanması. Başka bir deyişle, davacının ugradığı zararları matematiksel doğrulukla ispatlaması gerekmemektedir. Ancak davacı gereksiz spekulasyondan uzak durmalı, güvenilir faktörlere dayanarak zararların toplamına ulaşmalıdır.

Cezalandırıcı Tazminat:

Davacının ana ve yan zararları dışında, davacı lehine karar verilen tazminat çeşidi olup, davalıyı yasaya aykırı davranışından ötürü cezalandırmaya yönelik ve bir daha olmamasını engelleyici zararlardır. New York Mahkemeleri ticari davalarda genel olarak bu tür zararlarları vermemektedir.

Avukatlık Hizmetleri ve Masrafları:

İki taraf arasında yapılan kontratta, açık, net ve detaylı bir şekilde nasıl ve kim tarafından karşılanılmadığı belirtilmediği sürece (… bu tarihte ödenmediği taktirde, X taraf avukatın hizmet ve masraflarını ödeyecektir), ya da davacı davalının dolandırıcılık yaptığını ispatlamadığı sürece, avukatlık masrafları genelde New York’ta geri alınabilir durumda değildir.

Buna rağmen, yasa, davacı davayı kazandığı zaman mahkeme kararına ilaveten bazı kanuna bağlı masrafları alabilir (nadir olarak $2,000.00 ABD dolarını geçen)

3. Özel veya Tüzel Kişi Olan Davalının Mahkeme Kararını Ödeyebilecek Güçte Olması

New York hukukuna göre mahkeme kararları, dava tarihinden itibaren 20 yıl geçerli olup, ödenmediği taktirde zararlarda olduğu gibi %9 faize tabiidir.

Davaya başlanmadan, davacının, davalının mal varlığının muhtemel mahkeme kararını karşılayabilecek güçte olduğundan ya da ilerde olabileceğinden emin olması gerekmektedir.

Davalının İflas Mahkemesine Başvurarak İflasını Bildirmesinin Etkileri:

Muhtemel davacı bilmelidir ki, davalı dava sürerken ya da kendisine karşı karar verilmeden önce veya verildikten sonra her zaman İcra Mahkemesine başvurarak iflasını U.S. İcra ve İflas Kanunu altında isteyebilir.

Bu durumda, kendisi hakkında süren tüm duruşmalar ya da çıkan kararlar hangi safhada olursa olsun, İcra Mahkemesince yapılan işlemler süresince durur.

Sayfa başı

4. Yazılı Anlaşmalar

Kanuna uygun olarak düzenlenmiş yazılı anlaşmalar sözleşmenin maddelerine uygun olarak tarafları bağlayıcı niteliktedir.

New York, bazı sözleşmelerin yazılı yapılmasını zorunlu kılan yasayı benimsemiş, sözleşme kendisine karşı mükellefiyet yüklenen kişi tarafından özellikle imzalanmadığı taktirde alacaklının hak iddiasını yasaklamıştır.

Ancak bununla beraber, pek çok davada, New York mahkemeleri bu katı kuralı yumuşatarak, iddia edenin elinde karşı tarafça imzalanmış bulunan bir kontrat olmasa bile iddia edenin iddiasını, karşı tarafın sorumluluğunu ortaya çıkaran imzalı bir seri dökümana dayanarak ispat etmesine izin vermektedir.

Sayfa başı

5. Avukat Masrafları:

Müvekkilimiz anlamış olmalıdır ki karşılıklı anlaşmak yerine dava açma yolu uzun ve masraflı bir alternatiftir.

New York Mahkemeleri bazı ticari davalarda, dava masraflarını azaltmak için, mahkemenin tespiti icin “Sözleşmeden doğan uyuşmazlıklar için basitleştirilmiş prosedur” sağlamaktadır. Bunun için sözleşmeye tabi olan bütün tarafların ortak rızası gerekmektedir. Bu prosedur delil sunma ve temyiz etme hakkıyla uzayabilir.

Sayfa başı

DAVA YOLU

New York mahkemelerinde davalar üç (3) safhadan oluşmaktadır. Bunlar iddia safhası, delillerin toplanma safhası ve duruşma safhasıdır. Bu aşamaların açıklanmasının size yararlı olacağını düşünüyoruz.

1. İddia Safhası :

Bu aşama genelde iddia, iddiaya karşı verilen savunma ki bu savunma karşı iddiayı da içerebilir ve de karşı iddiaya verilen cevaptan oluşur.

İddiasını ileri süren taraf, şikayetin ne olduğunu, şikayet sebeplerini, karşı taraftan ne istediği parasal veya diğer taleplerini belirtir.

Savunma genel olarak, karşı tarafın şikayet dayanaklarını reddeder ve özellikle sorumluluğunun olmadığını ileri sürer. Bazen davalı cevabında karşı iddiada bulunur.

Karşı iddia, davalı tarafından davacı aleyhine, aynı davada sunduğu karşı talebidir. New York’ta karşı iddia, davacının ana şikayeti ile ilgili olabileceği gibi (örneğin, davacı davalının malları geç ulaştığı için zarara uğramışsa) dava sebebinden bağımsız bir nedene de dayanabilir.

Davalı karşı iddiada bulunduğu taktirde, davacı karşı iddiayi reddettiğini içeren cevabı göndermek zorundadır.

2. Delillerin Toplanması :

New York kanunları tarafların birbirinden delil için dava ile ilgili veya dava için önemi bulunan tüm mektup, belge ve sözlü beyanları kimin sunduğuna bakmaksızın elde etmelerine hak vermektedir. Bu geniş standart ayrıcalıklı delil sunmak ya da avukatların dava üzerinde çalışmasının ürünü olmak üzere bazı teknik istisnalara tabiidir.

Hukuk ofisimiz delillerin toplanması safhasına, genel olarak karşı taraftan ilgili tüm belgeleri talep ederek başlar.

Bunun sonucu olarak, tarafımızca, dava için önemli bulunan delillerin elde edilmesi yönünde dava detayları ile ilgili yazılı soru hazırlanmaktadır. Davalı bu sorgulamaya genel olarak kaçamak ya da sonuç sağlama niteliğinden yoksun cevaplar vermektedir.

Sonuç olarak, delillerin toplanması safhasını, davalının sorgulanması veya sorgulaması ile bitirmekteyiz. Davalı beyanını soru – cevap şeklinde vermekte olup, genelde bu oturum sorgulamayı yapan avukatın ofisinde yapılmaktadır.

Sorgulama sırasında, stenografçı tanığa yemin ettirir. Sorgulama avukatın davasını duruşmada kanıtlamak için tanığa ilgili sorular sormasıyla devam eder. Sorgulama şu noktaları kapsar:

  1. Kim kiminle, hangi fiyat üzerinden, ne zaman anlaşmaya vardığı,
  2. Davalıdan ya da başka bir kaynaktan elde edilen belgelerle ilgili sorular,
  3. Eğer tanığın yazılı sorulara olan cevapları belirsiz ve ikna edici değilse buna sorgulama sırasında açıklık getirmek.

Avukat tarafından temsil edilen davalı, sorgulama sırasında da daima avukatı tarafindan temsil edilir. Davalı sorgulamadaki sorulara cevap vermeyi reddederse, davadaki savunmasına ilgili mahkemenin dava usul kurallarına gore zarar getirme riskine girer.

New York çevresinde olan bazı müvekkillerimiz davalının yazılı ifadesinde bulunmak istese de, avukat aracılığı dışında yorum yapmaları, tanığa soru sormaları ya da bu oturuma etkili bir şekilde katılmaları kanun gereğince mümkün değildir.

Bazı sorgulama oturumları bir kaç saat sürdüğü gibi, istenilen delil miktarinin genişliği, şahitin çelişkili ifadelerinin varlığı ve sorgulamayı yürüten avukatın sorgulamada ki ayrıntılılığı ve tamamlılığı ile orantılı olarak bir kaç gün süren sorgulamalar da olabilmektedir (ihtiyaç duyulduğu kadar molalarla birlikte).

Delillerin toplanma aşaması tamamlandıktan sonra davacı duruşma gününün alınması talebinde bulunur ve bu talep ile dosya mahkemenin duruşma listesine girer. New York Yüksek Mahkemesinde, bir dava genel olarak duruşma listesindeki sıralamaya göre gerçekleşir, ancak bazı özel durumlarda bu sıranın önüne geçilmesine imkan tanılır. Daha önce bir duruşma tarihi alınmasına imkan veren özel durumlar; bir tarafin 70 yaşında veya 70 yaşını aşmış olması, erken duruşma kanunun çıkarlarına ise ya da kanunun kesinlikle erken duruşmaya izin verme halleridir.

3. Duruşma safhası :

Bu safha davanın en kritik bölümüdür. Duruşmada taraflar lehlerine karar aldırabilmek için jüriyi veya yargıcı (hangisi karar verme yetkisi olarak seçildiyse) ikna etmeye çalışırlar.

Duruşmanın gereği, olayları açıklığa kavuşturmak, sorumluluğun hangi tarafa ait olduğunun belirlenmesi ve diğer hususlara ilişkin gerçeklerin ortaya çıkarılmasıdır. Davacı dava sonunda davayı kazanmış ise davacı lehine mahkeme kararı alınır.

Genelde davacının davayı kazanması asağıdaki durumlarda söz konusu olur;

1. Davacının dava dilekçesinde belirttiği iddialarıyla ilgili ispat yükünü yerine getirdiği taktirde,

2. Davalının davacının iddiasına karşı verdiği savunma dilekçesinde belirttiklerinin ispat yükünü yerine getiremediği taktirde.

Duruşmada her bir tarafın açılış konuşması yapmasından sonra, davacının tanıklarının ifadesi alınır ve davalının avukatı davacının tanıklarının beyanlarını çürütmek için kendi karşı sorgulamaya alabilir. Bazı hakimler kendi kurallarına uygun, tanıkların ifadelerinin sözlü beyan yerine yazılı yemin olmasını tercih eder.

Davacı elinde olan bütün delilleri sunduktan sonra davasını bitirdikten sonra, davalının tanıklarının ifadesi alınır ve davacı avukatı davalının tanıklarını karşı sorgulamaya alabilir. Sonuç olarak her bir avukat, kendi davasının özetini içeren karşı tarafın sunduğu delilleri yok edici ve davanın kendi lehine göre karar verilmesi gerektiğini öne süren kapanış konusmasını yapar. Bütün bunların yanında, duruşma öncesi ve sonrası mahkemeye sunulan teklif - talep başvuruları vardır. Ancak bu teknik başvuru çeşitlerini özet niteliğindeki bu kılavuzun kapsamına almıyoruz.

4. Mahkemeye Talep Başvuruları:

Davanın belirli aşamalarında her bir taraf mahkemeden davayla ilgili karar alma başvurusunda bulunabilir. New York mahkemelerinde, temel olarak davacı, davalı veya üçüncü bir kişi tarafından davayla ilgili herhangi bir konuyla ilgili başvurudur (örneğin sorguda cevap vermesi gereken sorulara kişinin cevap vermemesi halinde). Başvuruda bulunan taraf, bu kararı çıkartabilmek için başvuruya konu olan kararı talep etmede hak sahibi olduğunu ispat etmek zorundadır.

Başvuruyu yapan taraf, karar talebini elde etmeye yetkili olduğunu mahkemeye istenilen karar teklifini, bir ya daha fazla yeminli beyan, avukatın yeminli beyanı ile müvekkilin yazılı beyanlarını onaylayan yazısı ve müvekkilin konu edilen mahkeme kararını almada yetki sahibi olduğunu gösteren beyanı ve de talebin hukuksal dayanağı hakkında yazılı açıklama sunmalıdır.

Mahkeme kararı istemi başvurusuna karşı olan taraf, benzeri şekilde başvuruya karşı yeminli beyan/beyanlar, avukatın onay yazısı ve talebin hukuksal kaynağını açıklayan açıklamayı sunar.

Yeminli beyanlar genelde talebe konu olan hadiseler hakkında birinci elden bilgi sahibi olanlar, taraflar veya diğer ilgili kişiler tarafından verilir.

Avukat yeminli ifadesinde müvekkilinin beyanlarını özetler ve de müvekkilinin konu edilen mahkeme kararını alma hakkına sahip olduğunu ve sebeplerini belirtir.

Talebin hukuksal dayanağını gösteren açıklamada başvuruyu yapan taraf karar talebini elde etmek için dayandığı uygulanacak hukuku belirtir.

Örneğin, bir an için davalı tarafın delillerin toplanması safhasında istenilen delili sunmadığını varsayalım. İlgili delili davalının avukatından elde etmek icin tüm yolları sonuçsuz olarak tüketmiş bulunan davacı, mahkemeden davalının belirli süre içerisinde bu delili sunmasını zorlayan, aksi taktirde davalının davayı kaybetmesine ilişkin Mahkeme Şartlı Kararına başvurabilir. New York’ta, avukatlar bu aşamadan önce, ilk olarak iyi niyetle delilleri toplama konusundaki uyusmazlığı çözmeye çalışmalıdırlar. Bazı mahkemeler bu tür anlaşmazlıkların mahkemeyi içeren konferans yoluyla, bazıları da mahkemenin şartlı kararına geçilmeden önce mahkemeden izin almak yoluyla gerçekleşir.

New York Üst Mahkemesi uygulamasında hakimin, mahkeme kararı talebini içeren dilekçe için, dilekçenin teslim edildiği günden itibaren altmış gün (60) karar verme süresi mevcuttur. Hakim hangi tarafın kazandığını belirten bir özet karar verip, tarafların bu özet karara dayalı olarak daha kapsamlı bir kararda hem fikir olmasını isteyebileceği gibi, başvuru konusunda da bir karar da verebilir.

Bilinmesi gereken hususlardan bir tanesi de New York Mahkemelerinde, zamanlı açıldığı taktirde yapılan bu başvuruların reddi veya kabulüne ilişkin kararlara karşı başvurunun tekrar ele alınması veya yenilenmesi gibi taleplere izin verilmesidir.

Kısacası, talebin tekrar ele alınması başvurusunda, başvuruyu yapan taraf, yeni bir delil getirme zorunluluğu olmaksızın mahkemeyi vermiş olduğu kararı değiştirmesi icin ikna etmeye çalışır.

Diğer taraftan, talebin yeni delillere dayalı yenilenmesi başvurularında, başvuran mahkemeye vermiş olduğu kararı değiştirecek kadar önemli yeni delil/deliller sunmakla birlikte bu delil ya delillerin neden daha önceden sunulmadığı konusunda mahkemeye geçerli neden sunmalıdır.

Etik sorumluluklarımıza uygun, büromuz mahkemelerdeki dosya yoğunluğu ve harcamaların yüksekliği göz önünde bulundurarak, mahkemeye minimum talep başvurularının yapılmasının en iyi yol olduğuna inanır. Bununla beraber, mahkemeden bir karar talebi tarafımızca istenmese dahi karşı taraf bir başvuru yaptığında, cevap verme gerekliliği ortaya çıkmaktadır, başvuru süresi içerisinde cevap vermemek karşı tarafın aleyhinize mahkeme kararı aldırmasına yol açabilir.

5. Erken karar :

Sorumluluğun kime ait olduğunun çok açık olduğu ve dava gerçeği ile ilgili çelişkinin bulunmadığı durumlarda, taraflardan herhangi biri erken karar istemi ile mahkemeye başvurabilir. Eğer davada açık bırakılan olaylar varsa, mahkeme bu istemi red edip, bu olayların duruşmada açıklığa kavuşturulmasını ister.

Bu erken karar isteminin mahkeme tarafından kabul edilmesi halinde, ihtilafa son verir. Delillerin toplandığı safhanın oluşturacağı masrafları ve duruşma masrafları gerekliliğini ortadan kaldırarak, davacıyı bir çok dava masrafından kurtarır.

6. Temyiz:

New York Mahkemelerinde verilen tüm kararlar temyize tabidir. Bununla beraber, davacı duruşmada başarılı olmuşsa, davalı kararın kendi mal varlığı üzerinden uygulanmasını önlemek icin, davacıya kefalet göstermek durumundadır. Kefaleti veren şirketler ilamlı borçlunun kredi itibarini değerlendirdikten sonra, ilamlı borçlunun mahkeme hükmü kadar olan parayı nakit olarak yatırmasını isteyebilirler ya da aksi durumda kefalet vermeyebilirler.

Sayfa başı

Davanın Karşılıklı Anlaşma ile Sonuçlanması

Dava, davanın herhangi bir aşamasında, hatta duruşma esnasında bile karşılıklı anlaşma ile sonuçlanabilir. New York’taki bir çok dava tarafların anlaşmaları ile sonuçlanmaktadır. Bunun anlamı genellikle davacının baslangıçtaki talebinden ödün vermesi diğer bir deyişle davacının başlangıç talebinden daha az miktarı kabul etmesidir. Dava başladığı zaman, müvekkillerimiz tarafından bizlere bir direktif verilmediği sürece, ofisimiz her hangi bir anlaşma önerisinin davalıdan gelmesini tercih eder.

Müvekkilin önceden yazılı kabulü olmaksızın bizlerin davayı anlaşma ile sonuçlandırmamıza imkan yoktur. Buna ek olarak, karşı tarafın önereceği teklifin bizler tarafından düzenli olarak müvekkillerimize iletilmesi kanun gereğidir.

Büromuz karşı tarafça getirilen önerilerin, müvekkilimiz menfaatine ve amaçlarına uygun olup olmadığını inceler ve her bir teklifi ayrıntılı bir şekilde ayrı ayrı değerlendirmeye tabi tutar. Her ne kadar müvekkillerimizin getirilen teklifleri kabul edip etmemesinde görüşümüzü bildirmek görevimiz ise de, son söz her zaman müvekkilimize aittir.

Yukarıda anlatılanlarla birlikte, büromuz her davayı sanki duruşmaya kadar gidecekmiş gibi hazırlanmaya inanmış ve bunu benimsemiştir.

Aksi takdirde, karşı taraf duruşmaya iyi hazırlanılmadığını anlar ve de uzlaşma teklifi yapacaksa ona göre yapar. Eğer dava karşılıklı anlaşma ile sonuçlanmazsa, iyi hazırlanılmamış bir dava, duruşmayı kazanma şansını ve zararların tazminini önemli şekilde azaltır. İyi hazırlanılmış bir dava ise, hem davayı kazanma şansını arttırır hem de uzlaşma sonucu elde edilebilecek miktarı yükseltir.

Sayfa başı

Gıyapta Karar

Deneyimlerimiz, az sayıda davalının aleyhlerine açılan davayı ve mahkeme tebligatlarını önemsediğini göstermektedir. Davalının dava dilekçesine cevap verme süresi geçtikten sonra, genelde yirmi (20) ile otuz (30) gün arasında, ya da bazı teknik kurallar gercekleştiği sürece davacı gıyapta karar için mahkemeye başvurabilir.

Davalı dava dilekçesine cevap verse dahi, eğer mahkemenin vermiş olduğu karara uymuyorsa, ihtar edilmiş ve karara uymayan davalı aleyhine de gıyapta karar alınabilir.

Gıyapta kararının alınması otomatik olarak davacının talep ettigi dava miktarının tamamının kesin olarak kabul edildiği anlamını taşımamaktadır. Davacı yeminli belge ve beyanlarını mahkemeye sunarak zararını ispat etmek zorundadır. Davadaki ana hakim, zararlarının tespitini mahkemeden bununla görevli bir alt hakeme devredebilir. Davacının avukatının yazılı talebiyle, ana hakimden alt hakemin raporunu onaylanmasını ve mahkemenin kararının çıkmasını sağlar.

Aleyhlerine, gıyapta kararı alındıktan sonra bizlere hakları konusunda gelmiş bulunan müşterilerimiz için bazı özel koşullarda bu gıyapta kararının geri alınmasını ve müşterilerimizin savunmasını yapma olanağını sağlamış bulunuyoruz.

Mahkemelerin gıyapta kararının geri alınması istemini reddetmesi halinde bile müşterilerimizi mahkeme oturumunda zarar miktarı konusunda en az meblağa maruz kalacak şekilde temsil etmekteyiz.

Sayfa başı

Kararların İcrası

Pek cok davacı lehlerine karar alınabildiği halde, her davacı kararın icrasını gercekleştirememektedir. Müşterilerimize, davalı aleyhine elde edilen para alacağı kararının değerinin ancak bu kararın icra edilebilirliği ile ölçülü olduğunu belirtmek isteriz.

Örneğin, müvekkilimizin davalı aleyhine $100,000 kazandığını varsayalım. Büromuz sadece davalının adresine zarf göndererek, çekin gelmesini beklememektedir.

Bazı büyük ve saygın şirket olan davalılar kararı temyiz ederek ya da hiç bir zorluk ya da gecikme olmaksızın ödemelerine karşın, bir çok davalı da bizim tarafımızdan yeni bir işlem olmadan parayı ödememektedir.

Kararın icrasını gerçekleştirmek için, yapacağımız ilk iş davalının mal varlıklarını ve gelir kaynaklarıyla ilgili çok bilgi sahibi edinmektir. Bunun için davalılının ilişkiye girdiği özel veya tüzel kişilerden, bankalardan, ilgili işverenlerden veya diğer ilgili kişilerden tebligat yoluyla bilgi talep ederiz. Davalının mal varlıklarını tespit ettikten snra, bunların davalıya aktarımını önlemek için, davalının alacaklarıda dahil olmak üzere, davalının mal varlığı üzerinde ihtiyadi tedbir konulur. Davalının sürekli ve düzenli olarak maaş gibi bir geliri bulunuyorsa bu maaşın bir kısmı üzerinden (%10) kararın icrasına geçilir. Gerekli olduğu taktirde, ilgili makamlar aracılığı ile davalının mallarına el konulur ve ele alınan bu malların satılarak kararın icrası yoluna gidilir.

Ayrıca, kararın icrasına yardım edecek her türlü veritabanındaki bilgiye ulaşabilen özel investigatörlerle çalıştığımızı belirtiriz.

Büromuz, New York ve Federal kurallarına uygun olarak ve ayrıca borçlunun haklarını ihlal etmeksizin kararların icrasını gerçekleştirmektedir. Borçlunun mal varlıklarının bazısı tamamıyle hacizden muaf olup, bazı malları ise kısmen muaftır.

Bazen, gerekli delilleri topladığımız taktirde, şirketin mal varlığını suistimal eden şirket hissedarlarına, yöneticilere ve yönetim kurulu üyelerine karşı tamamen yeni bir dava başlatabiliyoruz.1 New York’ta Şirket Kurma Rehberimiz: Şirket Kayıtlarını İyi Tutmanın Önemi, sayfa 10

Bu rehber Zara Law Offices, 111 John Street, Suite 510, New York NY 10038 tarafından hazırlanmıştır. Bu rehbere ait sahiplik ve tüm haklar sadece ve sadece Zara Law Offices’e aittir. İzinsiz olarak bu Rehbere ait herhangi bir bilginin aynen veya değiştirilerek kullanılması yasaktır. Copyright Zara Law Offices © 2007. Tüm hakları saklıdır.